13 Mart 2026 Cuma
Tutulmayan Sözlerin Gölgesinde: Özlememiş Olmayı İsterdim
Tutulmayan Sözlerin Gölgesinde: Özlememiş Olmayı İsterdim: Özlememiş olmayı çok isterdim; söz verildiği gibi olmadı, olmuyor. Birbirimizi özlemeyeceğiz, değil mi? O kadar kolay bir baş sallamasıyla kabullenmeydi; olmadı, olmuyor. Sonra içini kemiren o duygu olarak yerini alıyor. Bunu böyle umursamaz bir tavır takınarak anlatmak bile kolay değil. Başını koyduğu yastıktan zor çevirerek o kadar söz aldı ki... Hemen hiçbiri tutulmadı, tutulamadı. Söylediğimiz
12 Mart 2026 Perşembe
Gün Batımını Neden Severiz? Anılar ve Merakın Hikayesi
Gün Batımını Neden Severiz? Anılar ve Merakın Hikayesi: Her anın bir değeri, bir bedeli ve bir nedeni vardır. Önceden, çok önceden hazırlanmış; “tam cuk oturdu” denilecek diye planlanan anların ve zamanların çoğu nedense hep biraz kayar. Bir türlü tam olması gerektiği gibi olmaz. Olsa bile istenildiği kadar kusursuz değildir. “Cuk oturdu” dediğimiz anlar nadiren gelir. Bazen biraz oturur gibi olur, kabul görür. Ama
8 Mart 2026 Pazar
Rüyadaki Kabus mu Gerçek Dünyadaki Karmaşa mı?
Rüyadaki Kabus mu Gerçek Dünyadaki Karmaşa mı?: Dünyadan kaçmak için, gerçeklerden kaçmak için yatılan bir uykuda kabus görmek… Doğrusu bu. “Rüyada kabus görmek zaten olur,” demeyin. Epeydir rüyada görmediğiniz kabuslar, uyanınca komodinin üstünde bir bardak su gibi duruyor: Al da yut mesafesinde. Uzun zamandır haberleri, dizileri, filmleri seyretmekten uzağım. Ama yine de arada bir bir yerlerden kaçıp gelen şeyler oluyor. Ben istemeden
7 Mart 2026 Cumartesi
Bir Gün Batımı ve Söylenemeyen Elveda
Bir Gün Batımı ve Söylenemeyen Elveda: Nasıl oluyor bilmiyorum ama oluyor. Telefonun ucunda birinin artık olmadığını biliyorsun. Yüreğine oturuyor. Gidişine elveda bile dememiş olduğun geliyor aklına. Sanki zamanın çok eskilerinde bir yerde gitmiş. Ne zaman, nasıl… Tren raylarının makasları gibi bir yerde yol ayrılmış da o çoktan başka bir yola sapmış. Yalnızlığa terfi edişin epeydir sürüyor. Rütbeleri omzuna kısa aralarla takıyorsun.
6 Mart 2026 Cuma
Kötülüğün Sahnesinde Alkış Bekleyen Bir Dünya
Kötülüğün Sahnesinde Alkış Bekleyen Bir Dünya: Takıntılı biriyim, elbet. Kendime göre iyi biri sayılmam. Bana “iyi” diyenlere de pek iyi gözle baktığım söylenemez. Hele bana hiç. Buraya nereden geldik? Bir ara sordum: “Nereye gidiyoruz?” diye. Cevap aldığım pek olmadı. Duydum söylediklerinizi. Hatta “Nereye gidiyorsan git” diyeniniz bile oldu. Hadi yumuşatalım, olmuştur diyelim. Benim nereye gittiğim çok da önemli değil. Zaten iyi
5 Mart 2026 Perşembe
Bizim Sonumuz Ne Olacak?
Bizim Sonumuz Ne Olacak?: Karamsarlık, depresyonik oyun havaları, siyah bulutlar… İç karartan ne kadar ruh hâli varsa bilirim. Hepsi ya sırayla ya da orkestra eşliğinde, bando mızıka gibi cebimden, kolumdan, sırtımdan, gözümden, kaşımdan, burnumdan çıkıverir. Ortalık yerde belirirler. Üstelik bir de racon keserler: “Biz buradayız.” Bir sarmaş dolaş hâli vardır onların. En çok da şu trafik lambası mesafesi… Aralığı
1 Mart 2026 Pazar
Gün Batarken Söylenemeyenler
Gün Batarken Söylenemeyenler: Güneş batıyordu. Bir yerlerde güneş yeni doğuyor olmalıydı. Aniden, bir bıçak gibi içime giren o şarkı… Çok iyi bildiğin bir dildeydi üstelik. İçime kıvrılıp rahat bir kedi gibi mırıldanarak yerleşmeye çalışıyordu. “Direnme, ben hâlâ buradayım,” der gibiydi. Yıllar öncesine, gitmeden hemen öncesine; başka bir yere, başka bir dünyaya ulaşmadan az önce yaşanmış bir geceye götürüyordu
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
Özlemin Hafıza Kaydı
Özlemin Hafıza Kaydı : Özledim, hem de çok özledim. Ben vazgeçsem hafıza denilen dipsiz bucaksız kara delik, aldıklarını hep istiyor.
-
Dalgaların yalnız bıraktığı sen değil senin yalnız bıraktığın dalgalar da değil hüzün kıyının en olmadık zamanlarda denize kavuşabilecek o...
-
Böyle bir günde iki dakika sonra ne olacağını bilmeden bilmeden nasıl her şeyin bir anda değişeceğini iki dakika sonra bir büyük çentik ata...
-
Geceyi nasıl bilirdiniz? Sorulur ya gittikten hemen sonra hep iyi desinler diye. Öyle bir soru sorulsun cevabı ağız içinde yuvarlanıp yarı ...